Alegorik Anlatım Metodu ve Türk Sinemasından Örnekleri

Hemen hemen hepimizin matematik derslerinden ve felsefe derslerinden söylenmişliği vardır. Söz konusu her iki alanın beşeriyet tarihinin temel yapı taşları olduğu ve günümüz birikimsel bilimsel bilginin ilk kaynağı olduğu düşünüldüğünde, bu alanlarla ilgili söylenmemiz pek anlaşılabilir değildir. Şöyle açıklamak gerekirse hem felsefe hem de matematik gibi alanlar soyut alanlar olarak adlandırılır. Bundan dolayı anlaşılır olması, insan zihninde bu alanların ne kadar somutlaştığına bağlıdır. İki sayısının ne olduğunu anlamamıza sağlayan abaküs boncukları en primitif somutlaştırmadır.

Somutlaştırma ihtiyacını sadece sayılara veya felsefik konuşmalara özgülemek doğru olmaz. Soyut olan her şeyi anlaşılır kılmak için somutlaştırma gerekebilir. Duygular, düşünceler, sayılar, felsefik kavramlar, dürtüler somutlaştıkça anlaşılır ve nesillere aktarılır kılınabilir.

Alegori metodu, soyut kavramların veya anlaşılması zor kitlelerin, bir öğe ile temsil edilerek somutlaştırılması sistemidir. İsmi pek süslü olan bu kavram aslında çocukluğumuzda dahi yer edinebilmiştir. La Fontaine, Ezop, Beydeba gibi hikayecilerin kurnazı tilki, cesareti aslan, sinsiliği yılan olarak tasvir etmesi çok basit anlamda alegoridir. Zira bu tür duygular veya dürtüler doğuştan gelse de anlamlandırılması için yaşanması veya yaşatılması gerekir. Köleye geometri probleminin çözdürülmesi bu tür kavramların doğuştan anlamlandırılmasını ispatlamadığı gibi, boş levhaya kaydedilmesi de sonradan öğrenildiği anlamını taşımaz. Sonuç olarak bu duygular doğuştan gelir, çevresel faktörler-kültür-değer yargıları gibi öğelerin yardımıyla anlamlandırılır.

kutadgu-bilig-yusuf-has-hacipAlegori metodunun anlamlandırma sürecini hızlandıran bir metot olduğunu söylemek doğru olacaktır. Biri Türk Edebiyatından biri Rus Edebiyatıdan olmak üzere ön çıkan iki büyük alegorik eser mevcuttur. Bunlardan birincisi edebiyatımızda ön plana çıkan Yusuf Has Hacibin eseri Kutadgu Bilig’dir. Bu eserde Hükümdar Kün-Togdı Adalet, Vezir Ay-Toldı Mutluluk, Vezirin Oğlu Bilge Ögdülmüş Akıl, Derviş Odgurmuş ise Akıbet olarak simgelenmiş ve soyut olan mutluluk, bilgelik, adalet, kader gibi kavramlar anlamlandırılmıştır. Diğer ünlü alegorik eser ise Dostoyevski’nin Ecinniler adlı eseridir. Bu eserde de Stravogin Bunalımı, Trofimoviç Muhafazakarlığı, Stepanoviç Devletçiliği, Stavrogina Burjuvayı, Şatov Nihilizmi, Thion ise Dini temsil etmiş; karakter üzerinden geniş kitlelerin anlatılması ve temsil edilmesi, toplumsal mozaikin oluşturulmasını sağlamıştır.

Yukarıda kısaca bahsedilmiş olan alegori metodu Türk Sinemasında da güzide örneklerde kullanılmıştır. Bu örneklerden birincisi 2015 yapımı olan Tolga Karaçelik’in yönettiği Sarmaşık filmi, diğeri örnek ise 1976 yapımı olan Zeki Ökten’in yönettiği Kapıcılar Kralı filmidir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sarmaşık filminde karakterler üzerinden gidecek olursak, ki burada filmi izlemiş olmanız tespitlerin anlaşılması açısından daha yararlı olaraktır, Beybaba karakteri otoriteyi korumak adına son derece şedit davranışları açısından devleti, Cenk karakteri toplumun kontrol edilmesi zor seküler ve devrimci kısımını, sesi hiç duyulmayan ve bir zaman sonra kaybolan Kürt karakteri Kürt Halkını, İsmail karakteri dindar kesimi, Nadir karakteri devlete(otoriteye) en yakın olan memur sınıfını, Alper karakteri ise işçi sınıfını temsil etmektedir. Filmde karakterlerin birbirleri ile ilişkisi incelendiğinde alegorik anlam tam olarak ortaya çıkmaktadır. Filmde mahsur kalmış ve yiyecekleri tükenmiş bir grup denizcinin mücadelesi anlatılmaktadır. Tüm bu açlık mücadelesinde son derece şedit davranışlarıyla geminin düzenini korumaya çalışan ve açlığı unutturmaya çalışan Beybaba bu davranışlarıya devlet gibi hareket etmektedir. İsmail karakteri, devlete yakın olan ve isyan edemeyen sıkışmış dindar kesim gibi hareket etmektedir. Çok az konuşan, dikkate alınmayan ve filmin sonunda kaybolan Kürt karakteri Kürt halkının kaderini paylaşmaktadır. Nadir karakteri yanlış dahi olsa kaptanın(devlet temsili) tüm talimatlarını yerine getiren memur sınıfı gibi davranmaktadır. Alper ise her karaktere yakın fakat baskın olamayan işçi sınıfı gibi hareket etmektedir. Görüleceği üzere balık objektif bakışı gerektiren tüm bu kitlelerin birer karakterle temsil edilerek birbirlerine karşı olan davranışlarının gösterilmesi, bu kitlelerin toplumda birbirlerine karşı olan reaksiyonlarını özetler. Bu anlamda alegorik anlatım somutlaşma ve anlamlandırma sürecini ilgilileri için kolaylaştırmaktadır.

Kapıcılar Kralı ise alegorik bir şaheser olarak karşımıza çıkar. Kapıcı Seyit karakterinin proleter sınıf olduğu apartmanda, her kata bir toplumsal aktör yerleştirilmiştir. Kılıbık apartman yöneticisi Fehmi’nin siyasi iktidar olduğu, Albay karakterinin militarist sınıfı oluşturduğu ve apartman yöneticiliğini pısırık siyasi organizasyonun elinden alması dikkatli izleyicilerin gözlerinden kaçmamaktadır. Kürtaj yapan doktor karakteri ve Galerici Nuri karakteri ahlaksız sermaye kesimi ile mafyaimagestik zorba kesimini temsil etmektedir. Film bu temsiller üzerinden yeniden izlendiğinde, proleterin temsili Seyit karakterinin militarist temsili albay, ahlaksız kesim olan kürtajcı doktor ve Nuri Bey ile kavgalı olması, en yakın durduğu kesimin ise memur sınıfı temsili olan Memur Ferit olması ve memur sınıfı karakterini temsil eden memurun geçim sıkıntısı içerisinde olması alegorik anlatımının güzide bir örneğidir. Filmde Seyit karakterine tüm apartman sakinlerinin ihtiyacı olduğu, tüm işi Seyit karakterinin yaptığı ve filmin sonunda apartmanı ele geçirmesi proleter sınıfın üretim araçlarını elinde tutarak asıl güce sahip olduğunun göstergesidir.

Alegori anlatım metodu benim düşüncemde dahiliğin alametifarikasıdır. Alegorik eserlerin sanatsal değeri yüksek olanları, yöneldiği kişiye sanatsal tad almanın yanında akıl yürütme ve analiz etme şansı da bırakır. Bu açıdan özellikle Dostoyevski ve Franz Kafka eserlerinin okunması, hatta geriye dönerek bir Aisopos hikayelerinin okunması, Yunan Mitlerinden tanrı karakterlerinin incelenmesi ilgilisine entelektüel bir tat verecektir.

M.Emin YILDIZ

(*Resim: Bir Zamanlar Anadolu/Nuri Bilge Ceylan- Elma Sahnesi)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s