Kitsch’leşen Sanat ve Mağara Alegorisi

19. yüzyıla paralel olarak gelişen sınaileşme ve kapitalist üretimden nasibini almamış hiçbir toplumsal yapı bulunmamaktadır. Üretimin serileşmesi, endüstrileşmesi salt ekonomik alanda kalmamış toplumsal yapılara da bir bir sirayet etmiştir. Şüphesiz ki bu endüstrileşmenin ve tek tipleşmenin görünülür hale geldiği alanlardan bir tanesi de sanattır. İnsanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahip olan sanat son dönemlerde belki de hiçbir dönemde olmadığı kadar, yozlaşmış, içerikten yoksunlaşmış ve kitschleşmiştir. Jean Baudrillard’dan alıntılayarak kitsch’i şu şekilde tanımlayabiliriz : ” Tercihen sözde nesne, yani simülasyon, kopya, sahte, basmakalıp nesne olarak, gerçek anlamlandırma yoksulluğu ve gösterge, alegorik gönderme, uyumsuz yan anlam bolluğu olarak, ayrıntının yüceltilmesi ve ayrıntılar aracılığıyla doygunluk. ” Baudrillard’dan hareketle kitsch, popülerleşen ve salt tüketime yönelik olarak üretilen sanat yapıtları için de kullanılabilecek bir kavramdır. Üretimi bandının gelişmesi, gündelik hayatın rasyonalize edilmesi ve bürokratikleştirilmesi sonucunda emeğine ve kendisine yabancılaşmaya başlayan birey işlik saatleri dışında kendisine ayrılan zamanını da yine bu üretim sürecinin yan dalı olan kültür endüstrisinin ürettiği kitschleri tüketerek atıl konumunu sürdürür. Çünkü kitschleşen sanat formları, ihtiva etmiş olduğu başkaldırıyı, yamuk bakışı, muhalif yönünü bir kenara bırakmış ve sadece kolay yutulur bir lokma haline gelmiştir. Dünyayı yaşanılır kılabilecek, insan varoluşunu anlamlandırabilecek sanat yapıtları bir bir azalırken birbirinin kopyası, ucuz ve sanatsal kaygıda yoksun ürünler çoğalmaktadır. Sanat yapıtlarının birer ‘ kullan – at ‘ haline geldiği 21.yüzyılda nitelikli sanat yapıtları ne yazık ki marjinalize olmuştur sesini duyuramaz hale gelmiştir. Sinemadan, edebiyata; müzikten, tiyatroya kadar birçok sanat formu birer kopya haline gelmiştir. Aşkın, ihtirasın ve türlü kelime oyunlarının edebiyat sayıldığı günümüzde bunu görebilmek için muazzam bir bakış açısına ihtiyac yoktur herhangi bir kitapçıya gittiğinizde ” çok satanlar ” , ” yeni çıkanlar ” reyonunda bir süre göz gezdirdiğinizde olayı açık bir şekilde görebilirsiniz.

Bu noktada rehaveti körükleyen, yaratıcı zihni törpüleyen bu kitsch sanat formlarının üretmiş olduğu kitle gerçek sanat yapıtları ve gerçeklik karşısında Platon’un mağara alegorisinde bahsetmiş olduğu üzere tutulmaya uğramaktadırlar. Nasıl ki mağara alegorisinde güneşin arkadan vurmasıyla sadece gölgeleri görüp bir anlık bile olsa güneşe baktığında yani gerçeklikle yüzleştiğinde bakamayan insan, aynı durumu gerçek sanat yapıtları karşısında da yaşamaktadır. Bu zamana kadar birbirinin kopyası, içerik olarak ucuz sanat yapıtlarıyla beslenen birey, gerçek sanat formlarını gördüğünde anlamlandıramamakta, idrakta zorlanmaktadır. İşte bu noktada kitsch sanat ürünleri bireyleri, Frankfurt Okulu üyesi Herbert Marcuse’nin deyimiyle ” tek boyutlu insan ” haline getirmektedir. Beğeni düzeyinin ortalama bir noktada sabitlendiği, eleştirel bilincin köreldiği ve herkesin tektipleştiği bir yöne işaret etmiştir Marcuse tek boyutlu insan kavramıyla.

” Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez. ” diyen Sokrates , yüzyıllar öncesinden böyle bir önermede bulunurken tabiki de toplumsal yapı çok farklıydı ama özde insan – doğa diyalektiğine bir reçete yazıyordu Sokrates bu sözüyle. Çünkü insan, bilinciyle ve ussallığıyla evreni anlamlandırabilen tek varlıktır dolayısıyla yaşamına anlam katmak, hayatı yaşanılır kılmak istiyorsa içinde bulunduğu hayatı sorgulamakla mükelleftir. Daha yakın tarihlere ve günümüze dönecek olursak da düşünsel faaliyetleri ve eleştirel bilinci en çok besleyen sanat formlarının birer afyona dönüştüğü, ucuzlaştığı ve bayağılaştığını görmekteyiz. Sanki bir üretim bandından çıkmışçasına bir biri ardına üretilen bu kitsche sanat ürünleri, kalıcılıktan yoksundur ve bir çoğu daha şimdiden tarihin çöplüğünde yerini almıştır, almaya da teşnedir.

Mehmet Emin SATIR

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s